Interior Architect and Designer

15 Nisan 2014 Salı

Ortada kalmış şehir

Yok olsun istedim o şehir
Külleri dahi kalmasın istedim
Arada sırada uğrasan da bana
Aldatmaya çalışma beni küçük oyunlarınla
Tarih yatar yüreğimde
Dolaştığın sokaklarımda her an rastlaşmasak da
Kalbim sızlar  
Gözyaşlarım yağmur olur
Sel olur sokaklarım
Alır götürürüm önüme geleni
Seni bekler miyim bilmiyorum ama
Kırılmışım bir kere sana
Tercih ettin semtim kadar olan yere
Anılarını sileceğim er geç döndüğünde
Bulamayacaksın her şeyi yerli yerinde
Eskisi gibi olamayacak arkanda bıraktıkların
Zaman senden kalanlara ilaç olmuşken
Zehrin olacak belki de derman bulamayacaksın yaralarına
O küçücük şehirden gözyaşı dökeceksin
Hatırlanmayacaksın!

 Müge İmga

Raf ömrü


 

Raf ömrün hiç geçmeyecek mi sandın?
Yaramaz çocuklar gibi davransan da
Elini sallasan elli değil artık
Boşa kürek çekme
Gelen değil, giden olur senden
Dur durak bilmen  
Hayatına çeki düzen vermen gerek.
Son kullanma tarihin uzun olsa da
Tedavülden kalktığında aldığın ahlarla
Yerinden doğrulamaz ihtiyarlardan olursun
Çekilmezsin huysuzlaşınca.
Gençliğinde yaptıklarını
Kocayınca yakınlarından şahit olacaksın.
Hasetliklerin ağır kayıplar doğuracak.
Bir başına kalacaksın.
Maddiyatla kapatmaya çalışacaksın açıklarını
Arkadan liseli önden müzelik bile olsan
Herkes paran için gelecek sansan da,
Sevenlerine yaptığın nankörlük
Kovalayacak seni ebediyete
Kaçsan da nereye kadar
Dünyanın bir ucuna gidebilsen de
İstediğin gibi olmayacak hayat
Sevilmeyi bilmeden
Sadece acı vereni seveceksin.
Pişmanlıklarını mutluluk maskelerinle örteceksin.

Müge İmga

 

 

 

Sahneden

Beklenmeyen yağmurlarımsın.
Sessizlikte beliren siluetlersin.
Dokunsan dağılırım.
Gitsen uçurumlardan atlar ruhum.
İçimde kopan fırtınalarımsın.
Avcumdaki cam kırıklarımsın.
Gözyaşlarımın kayaları dediği yaralarımsın.
Elimden kayıp giden, ruhumun kasırgasısın.
Dile getiremediğim, sağır çığlıklarımsın.
Ruhumdaki kavurman alev
Bedenimdeki buz dağlarımsın.
Susan telefonlarda beklediğim hayal kırıklığımsın
Ümitlerimin tükendiği umutlarımın başladığı,

Labirentteki takılı kalmışlığım,
Çıkmaz sokaklarımsın.
Düşününce dilimin bağlandığı,
Ayaklarımın yerden kesildiği,
Her şeyi bırakıp koştuğum,
Çocuklar kadar mutlu olan,
Anlamlar yükleyip uzayan sohbetlerde gezinen başrolümsün.
Bu oyunda hem iyi hem kötü karakterimsin.


Müge İmga

Senden Yana Ben

Sevgine muhtaç
Yeniden doğmuş bir bebeğim
Yürekten bağlı,
Seninle yeşerdi birden
Seninle aralandı gönül kapım
Konuşsam da dilimden dökülmez kelimelerim
Kifayetsiz kalmış sözcüklerim
Kör olmuşum adeta ışıltından
Bakıyor göremiyorum ufkumu
Senden başkasının
Farkında mısın bilmem ama İçimden kan,
Gözlerimden yaş gelir.
İçime akıtırım yaşlarımı
Sessiz ve derinden,
Hıçkırıksız ve usulca
Gözlerim dolar
Kendimi tutar
İçime atar yine de tebessüm eder
Seni eğlence de kendimi de yasta bırakırım.

Müge İmga

Senle Yada Sensiz

Sonunu bilmediğim bir yolda
Sen çıktın ansızın karşıma
Bir vardın bir yoktun karşımda
Hiç olmadın yanımda
Senle ya da sensiz de olsam da
Seni düşünmek bile tebessüm getirirdi bana

Meleklerin dokunuşu gibiydi
Yüzüne bakmak
Gözlerinin en dibinde kaybolmak
O an ne yaptığının farkındalığını kaybetmek
O saniyelerin nasıl geçtiğini bilmemek

Seni göremesem de
Hayalin daha güzel
Gerçekler acıdır derler
İmge olarak kal düşümün bir köşesinde

Senle kursam da hayal ya da gerçek
Yüzün beni darmaduman etse de
Sonunun nasıl biteceğini bilsemde
Karamsarlığa boğsa da beni bu fikir
Hayalin dahi kalbime çarpıntı
İçime neşeye sebep olsa da
Başka birşeydi bu
Herşeyden farklıydı
Adını koymak istemediğim…

Müge İmga

Sevmenin Zor Olduğu Anlar

En zor anda ona asılı kalma
Gözlerinden yaşlar damlarken
İçin kan ağlarken
Düşmüşken tam dipteyken
Her şeyi kaybetmişken
Gözlerine tutunarak
Sesi ruhuna işlerken
Bir rüzgarın unutulmuşluğunda
Bir ağacın dallarını kıpırdatması gibi
Sevmenin zor olduğu anlarda
Tam yaklaşacakken yumruğun sıkmak ta ki
Avucunda tırnaklarını hissedene kadar.

Müge İMGA

Sonbahar

Bir sonbahar da
Sen gideli çok olduğunda
Havada hüzün
Yapraklar da bir burukluk
İçimde bir keder vardı

Ayrılık acısıydı belki
Unutulmayan
Hatırlandıkça
İki sıra göz yaşına yerini bırakan
Tarifsiz duygular içine sokan
Kelimelerin yetmeyeceği garip duygular
kafam karmakarışık

Müge İmga

Sorar mısın?

İçlisin dertlisin be arkadaş
Başın açtığın o kocaman avuçlarının arasında
Anlarım seni derim anlayamazsin
Beni kimseler değil
Yıllar bile anlamadı
Bir derde düşmüştüm ki
Kurtaran olmadı
Derdimin dermanı
Arkadaşım oldu siseler
Her biri bir derdim
İçtikçe içiyorum dersin
Kafan güzel tabi
Hayat sana güzel der dost sandıklarım
Yoldan geçen komşular
Sormazlar ki nereden düştün bu hale
Sen böyle değildin be dostum
Deyip bir el atan olmaz ki
Hor görürler derdimi soran olmaz ki
Efkârlanan devam eder benle bir kaç kadehlik dostluğa
Beni arayan bulur kulübemde
Bir bodrum aşığıyım
Bir tahta sandalyem
Bir de dört duvarım duyar beni
Geceler boyu inildediğimi
Bodrum'da doğdum burada dertlerimi perçinledim
Burada gözlerimi kapatacağım şimdi olduğu gibi.


Müge İmga

Sormayın

Tanıyanlar sordular seni
Yarama tuz basarcasına
Yüzüme acırcasına söylediler
Sevseydi ayırırdı bir zaman
Can sıkıntısında buldu seni o zaman
Yaralarına merhem
Yaşadıklarına intikam etti.
O zaman bir doldu bir boşaldı gözlerim
Ruhum kasırgalarda kalsa da
Acıyarak bakmayın
Şefkate ihtiyacım yok
Desem de olmuş bir kere
Tek açmasınlar bu konuyu istedim
İkimiz rastlaşmayacak
Bir ömür tanışmayacak
Şahıslar olsak da.

Müge İmga

Sorumlusu

Hiç böyle görmedim
Sustum bekledim
Suçlu aramadan hepsini benimsedim
Suçlu da sorumlu da
Mahkum da benim
Yaşadığım her şey benim.


Paramparça aynalar karşısındaki.
Gözleri şiş, ağırlıktan açılmayan
Yaşları kanlı,
Yüzü sararmış solmuş,
Can çekişen gördüğümde benim.

Nafile kurulan bembeyaz ümitlerden
Dostların dahi çözemediği
Bir fırtınadan darmadağın ruh
Bana ait değilmiş gibi gelse de
Deniz aşırı gitsem de
Hiçbir şeyin tadı yok
Sabahlara kadar otursam bile


Adı koyulamayan bu uzun hikaye
Sonunda sona erer.
Kendime söylediğim yalanlardan uyanırım.

Suçlu da sorumlu da
Mahkum da benim.
Yaşadığım her şey benim.

Bıkarım belki bir zaman
Sevinir yancıların
Kendime kattığım dertlerin

Hepsi sana iyade 
Toleransım sonuna gelir.
Dayanamaz mutsuzluğuma

Sırtlanır giderim eşyalarımı.
Bu kadar zor muydu iki kelime.


Müge İmga
 



Sözler

Çok uzaktan gelen rüzgar
Getirmişti seni bana
Bir meltemdi gözlerindeki
Sevgi dolu yumuşak bakışlar

Yeterince inandırıcıydı
Yolundan caydırmaya
Aşkı derinlere gömmüş
Yıllardır kimseye açılmamış kalbime

Yeterince göz boyayıcıydı sözlerin
Söz demekle yetindiğimiz yalanların
Onlardı bana rüyalar kurdurtan
Tatlı hülyalarla ileriye dönük hayaller kurduran

Anladım ki onlardı
Düzmeceden ibaret olan
Onlardı hayatıma acıyı sokan
Kalbimi kıran
Ah o hissiz sözlerin...

Müge İmga

Şehir insanları

Masa dediğin  
Yuvarlak kara kuyu
İki sandalye gördüğün
Ayrı yönlere bakan iki araç
Söylediğin parça,
Burukluğun diğer yüzü
Yüz, dediğin bir çift şahibe
Ruhu tasvir edişin mayın tarlası
Gözlerden bahsettiğin hiç aralanmayan bir çift paravan
Aramızdaki mesafe,  
Koskoca uçurum.
Bundan böyle ayrılalım.
Farklı yollar bulalım.
Çıkmazlardan kurtulalım.
Kelimelerimizle boş yere harcanmayalım.

Müge İmga

Takdir

Onda bunda şunda olmazdı
Tek sende öyle çarpardı
Ne yaptığını bilmeden
Sürünür gelirdi peşi sıra
Her nereye gitsen
Eli kolu bağlı sürgün esir olur
Tek bir cümlene bakardı.
Sonra ne mi oldu?
Üzerini sulara
Yerini yellere bıraktı.
Tarumar oldu bu gönül bahçesi
Başarılısın tebrikler.


Müge İmga

Tatminsiz

Acılara alışmışsın
Sana verseler panzehir
Kenar süsü edersin
Sana iyilik edene
Taşla başını ezersin
Oradan oraya atarsın yüreğini
Mutluluğunun bile altında hüzünle
Savaşmaya alışmışsın
Kahkahaların bile kinayeli
İnkar dolu hayatın
Fark edemedim zannetme
Konuşurken bile dalıp giden
Gözlerindeki düşünceli hali
Gözünü hırs yüreğini tatminsizlik bürümüş
Elde etti mi başkasına geçen
Sonsuzluğu arayan rahatsız egonu
Fark edemedim zannetme.


 Müge İmga

Tehlike

Gitme o mağaraya çocuk
Uğruna inanıp kurduğun hayaller
Bir gün hüzün dolu masallar olacak
Dileklerin, ettiğin dualar boş çıkacak
Aklını işgal edecek orası
Bataklığına çekecek
Göllerinde boğacak
O saf temizliğini alacak
Çığlıkların duyulmayacak
Damlayan acı sularda katılaşacaksın
Yüzünde yaşam izleri oluşturacak
Umut sularından içip beslenecek
Çatlamış topraklara dönüştürecek
Sevginle çıkış kapısını bulduğunda
Yapayalnız kalbi kırık bırakacak
Savrulan sararmış yapraklara döneceksin.

Müge İmga

Tekme

Kırık kalbine yara bandı olmuşum
Avutmaya alışmışım kendimi
Sever gibi görünürken maskelerinle
Zihinler bir bulantıyla çalkalanmış
Çekilmez sonu gelmeyen çıkmazlar
Doktor ile hastası gibi adeta

İlgiyle büyüyüp gelişince
İyileşince ilk tekmeyi atan
Kendine söylediğin yalanlarını
Herkese bulaştırmaya çalışan
Hep vazgeçilmezliği arayan
Ama sonsuzluğun olmadığı fani dünyada
Vazgeçilmez olduğunu hep unutan.
Müge İmga
 

Yalnızlığın mutluluğu

Hayal kurmam geleceğime dair
Arkadaş aramam
Yalnızlığım eşlik ederken

Özgürlükle bile aldatmam
Canımın istediğini yaparım
Aklım başımda
Dimdik ayakta
Bekleyenim ve beklediğim olmadan
Kendime karşı sorumlu
Gözlerim dalıp gitmez uzaklara
Sessizim artık
Konuştuğumda ise merhametsiz

Yalnızlığı ebedi olanlardanım.

Müge İmga

Yanılgı

Çaresizim
Tam sevildim derken
Sevgiye yenik düşmüşüm
Aşk mı para mı demişler
Aşk demişim
Aşk mı mantık mı demişler
Aşkı seçmişim
Kimseye güvenme demişler
Boş sözlerine güvenmişim
İnanırsan kazık yersin demişler
Gene de inanmışım
Karşılıksız hiç bir sey olmaz bu dünyada demişler
Ben sormadan sevmişim

Herşeyin bir sonu varolduğunu
Güneşin doğup battığını unutumuşum
Seni batmayan güneşim sanmışım
Malesef çok yanılmışım

Müge İmga

Yarı Cansız Yaprak

Unutulmuş olsa da küllerinden doğar umutları
Yüzyıllık volkan patlar
Ölü şehrin kalbinde
Yaksa da kavursa da
Kül etse de herkesi
Acıları yüreğinde hissetse de
Sonbahar yaprakları
Yeniden yeşerir ormanında
Bir kıvılcım düşer
Ansızın kasıp kavurur onu
Seli her şeyi önüne katar götürür
Şehir unutur ilkbaharını
Aniden bastırır kışı
Karını bekler, yangını son bulsun
Yeni yapraklar yeşermiş olsa da
Tutmaz düşürdüğü en son yaprağın değerini
Yaprağına kıyamaz uzatır elini
Kırılacağından okşar parmağının ucuyla
Yaprak yarı cansız bedende
Yol almak üzere bir başka şehre
Şehir puslanır hiç durmayacak yağmurları öncesi
Sisler içinde
Yanıklardan ibaret
Can çekişir ölümü yaklaşırken.

Müge İmga

 

Yılmış Yürek

Sokaklarındayım
Yağmurunda ıslanıyorum havanın
Gözyaşlarım damlalara karışıyor.
Gökyüzü benimle bir olmuş
Derdimi dinleyip
Kadim bir dostum gibi ağlıyor.

Kalbim hicranla dolu
Boynu bükük
Gecenin karanlığında dolaşmaktayım.
Uzun bir yolum var.
Basında kalp sızısına uğradığım
Hiç geçmeyecek
Hiç bitmeyecek
Hep umutsuzca bedbah geçecek
İnancı aşka karşı yıkık yüreğimde
Herşeye yeniden başmaya mecalim yok

Müge İmga




Yolcu

Tam güvenmişken hayat aldı seni benden.
Uzak ülkeye götürdü beni senden.
Düşünmedi, yüreği acıyanı
Yaralı bırakacağı var mı diye.
Aldı hayat onu benden.
Aldı habersiz ansızın.
Ayrıldı buradan arkasında gözü yaşlı bırakarak.
Dimdik duran çınarımı yıktı.
Yaprakları altında güven duyduğum
Koca çınardı o
Sonsuzluğa el uzatacak.

Şartlar böyle buyurdu.
Unutmak gerekliydi her şeyi
Mazide kalmalıydı tüm anılar
Acı bir tebessüm

Bir buruklukla.

Müge İmga